1954 yılında Anadolu’nun bir köyünde, çiftçi ailesinin çocuğu olarak dünyaya geldi.
O Anadolu çocuğu.
Anadolu’da, liseyi bitirdikten sonra, 1972 yılında Ankara Üniversitesi Veterinerlik Fakültesini kazandığı için, Başkente geldi.
O yıllarda, gençlik hareketleri bütün Ülkede tüm aksiyonlarıyla cereyan etmekteydi.
Gençlik kaynıyor, terör ise her yanda kol geziyordu. Ülke zor durumdaydı.

 ***
12 Eylül 1980 darbesi sonrasında, şartlar birden değişti. 
Zindanlar farklı görüşteki gençlerle dolmaya başlamıştı. İşkence haberleri duyuluyordu.
Muhsin başkan, darbe sonrası Mamak zindanlarındaydı.
“Zindan iki hece Mehmedim lafta, baba katiliyle baban bir safta!,”
Dile kolay, 5,5 yıl hücrede, 2 yıl da hapiste toplam 7,5 yıl içeride yattı Muhsin Başkan.
***  
O genç adam, zindan da yazdığı şiirinin bir bölümünde  :

Ben sonsuzluğu düşünüyorum
Ey sonsuzluğun sahibi,
Sana ulaşmak istiyorum
Durun kapanmayın pencerelerim,
Güneşimi kapatmayın,
Beton çok soğuk, üşüyorum...
***
Cezaevinden çıktıktan sonra, milletine hizmet etmek için gene Anadolu’nun bağrındaydı. 
Cezaevinden çıktığında şunu söyledi: Din öne, Kin arkaya!
***
Tarih 22 Aralık 2008.  Genç adam, Karaman’da, etrafını çeviren kalabalığa konuşurken, ortalıkta çıt sesi duyulmuyordu.    
Ortalığı, sadece o imanlı ve ihlaslı ses kaplamıştı.
O genç adam ”Ölümü” anlatıyordu.
 “-Şimdi bakın yoldan geldik, yola gideceğiz. Hiç birimizin garantisi yok. Şurada ayakta duranın da, oturanın da garantisi yok. Yani, ruh bir saniyeliktir. Küf dedi mi gitti. Bunun da nereden geleceği, nasıl geleceği, ne şekilde yakalayacağı belli değil. Bir saniyenize bile hakim değilsiniz.
Bir saniyesine bile hakim olamadığımız, hükmedemediğimiz bir hayat için, bir dünya için, bu kadar fırıldak olmanın anlamı yoktur. Düz yaşayacağız, düz duracağız, düz yürüyeceğiz. Dik duracağız, doğru gideceğiz. Allah’ın izniyle hayatım boyunca hep böyle gittim. Allah’ın izniyle, olsak da milletle olacağız. Olmasak da milletle olmayacağız.”
***
O genç adam, 25 Mart 2009 tarihinde, soğuk bir günde beraberindekilerle yola çıktı.

Kendisiyle birlikte altı kişinin bindiği helikopter  Sisne ve Kızıl öz Köyleri arasındaki Keş Dağı Kuru Dere Kanlı çukur mevkiinde düştü.
O genç adam orada, yanındakilerle birlikte şehit oldu.
Peygamber efendimiz “sallallahü aleyhi vessellem” bir hadisi şerifinde :
-Yüksekten düşen şehit olur”, buyurmuşlardır.

TESADÜF MÜ?
 Şehit Muhsin Yazıcıoğlu'nun içinde bulunduğu helikopterin kaza kırım ekibinde bulunan Yarbay Davut Uçum ile helikopterdeki GPS cihazlarını söküp yok eden astsubay Aydın Özsıcak'ın, 15 Temmuz 2016 darbe gecesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı, Marmaris'ten almaya giden FETÖ'cü darbeci ekibin içinde olduğunun ortaya çıkması, tesadüf olabilir mi?

***
Şimdi, çevremizde ve dünyadaki gelişmelere bakalım.
Genç lider, Muhsin Yazıcıoğlu Başkanın şehit edilme nedenlerini tarih bilgimiz, ilimle ve ferasetimizle çok net anlayabiliyoruz.
Onbeş yıldır cevabı verilemeyen soruların,  net cevabının okyanus ötesindeki alçakların olduğunu bilenlerin ve baş ortağı ABD’ nin tuzaklarını da,
Filistini işgal eden zihniyetle, İsrail’in sınır bekçileri PKK’nın sırları artık gün ışığına çıktığını biliyoruz. 
Katilin kim ve kimler olduğunu,  USA patentli müttefikimiz (!)  ve kendilerine uşak olan alçak katilleri “günümüzde” beslediğinden de, kuşku duymuyoruz. 
***
Allahüteala’ya ant olsun ki,
Bu aziz Milletin şehidi,  Muhsin Başkan’ın hesabını,  hem bu dünyada, hem ahiret te, takip edeceğimiz gibi,
Türke kefen biçen,
Katillerin ve işbirlikçilerinin yakalarından eninde ve sonunda dünyada ve ahirette mutlaka yapışacağımızı  tarih önünde, söz veriyoruz.

Muhsin başkanın şehit edilmesindeki amaçla, Türkiye’nin yok edilmek istenmesindeki ortak amaç birebir örtüşüyor.

Türkiye’nin başına örülen çorapların, kaynağını ve işbirlikçilerini her vatandaşımızın gördüklerini biliyoruz.

Ey Türk Milleti! Ey Müslüman Âlemi!
Muhsin Başkanı Unutma ve Unutturma.   
***

Not: Merkezi Ankara’da bulunan Bolu Platformu ve Seben Derneği Genel Başkanı, Gazi Üniversitesi’nin saygın Hocalarından Prof Dr. Sayın Selami Eryılmaz Beyin babası, Kızık eşrafından kıymetli Durmuş amcamız dün vefat etti. 
Cenazesi bu gün (25/03/2024) İkindi ve cenaze namazı sonrası, Çığırtkanlar mezarlığına defn edilecek.
Allahüteala rahmet eylesin. Dualarınızı bekleriz efendim.