Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, bugün belediye binasında düzenlediği basın toplantısında camilerin ve kamu binalarının yangın güvenliği konusundaki eksikliklerine dikkat çekti. Camilerle ilgili yangın güvenlik raporu bulunmadığını belirten Özcan, Diyanet İşleri Başkanlığı’na çağrıda bulundu. Özcan, aynı zamanda kamu binalarının da belediyeler tarafından denetlenemediğini vurgulayarak valiliğe resmi başvuruda bulunduklarını açıkladı.

"CAMİLERDE YANGIN GÜVENLİK ÖNLEMLERİ ALINMALI"

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, milyonlarca insanın ibadet için gittiği camilerde yangın güvenliği konusunda hiçbir denetimin yapılmadığını belirterek şunları söyledi:

“Milyonlarca insanımız her akşam camilere gidecek. Ancak ben buradan kamuoyuna ilan etmek istiyorum ki; camilerin hiçbirinde yangın güvenlik raporu bulunmuyor. Bu çok büyük bir eksiklik. Bugüne kadar bu konuda bir çalışma yapılmamış. Peki, yapılması gerekiyor mu? Evet, kesinlikle gerekiyor. Çünkü Binaların Yangından Korunması Hakkındaki Yönetmeliğin on beşinci maddesinin (ç) bendinde ibadethaneler tanımlanmış. Camiler, kiliseler ve sinagoglar açıkça belirtilmiş. Ancak bunlarla ilgili hiçbir önlem alınmamış.  Bu yönetmelikte ibadethaneler açıkça tanımlanmış. Ancak camilerde herhangi bir yangın önlemi alınmamış. Şehir içindeki camilerimizin büyük bir kısmı betonarme yapılar. Ancak bu yapılarla ilgili bugüne kadar hiçbir yangın güvenliği denetimi yapılmamış. Hiçbir camiyle ilgili olarak Diyanet İşleri Başkanlığı ve müftülükler, herhangi bir kurumdan yangın güvenlik raporu talep etmemiş. ”

“DİYANET İŞLERİ BAŞKANI’NIN BU KONUDA AKILLI DAVRANMASI GEREKİYOR”

Belediyelerin camilerde yangın güvenliği denetimi yapma yetkisi bulunmadığını belirten Özcan, yetkinin tamamen Diyanet İşleri Başkanlığı’nda olduğunu vurguladı: “Belediye İtfaiye Çalışma Yönetmeliği çok açık. Belediyeler, iş yeri açma ve çalışma ruhsatı vermediği resmi kurum binalarını—ki camiler de bu sınıfa giriyor—resen denetleyemez. Bunun için talep gelmesi gerekiyor. Araştırdım, birçok şehirde ne belediye itfaiyelerine ne de müftülüklere böyle bir denetim talebi iletilmiş. O yüzden ben bu önemli konuyu Türkiye’nin gündemine taşımak istiyorum. Diyanet İşleri Başkanı’nın bu konuda akıllı davranması gerekiyor. Milyonlarca insanın hayatını riske atmamak için camilerin yangın güvenliğiyle ilgili tedbirlerin bir an önce alınması gerekiyor.”

“BUGÜNDEN UYARIYORUM!”

Ramazan ayı öncesinde acilen harekete geçilmesi gerektiğini belirten Özcan, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın konuyu öncelikli olarak ele alması gerektiğini söyledi: “Diyanet İşleri Başkanlığı, diğer bütün konuları bir tarafa bırakıp yaklaşan Ramazan öncesinde camilerimizde eksik olan yangın güvenlik tedbirlerini nasıl hızlı bir şekilde tamamlarız, bunu konuşmalı. Bugünden uyarıyorum! Yasa çok açık. Camilerin sorumluluğu Diyanet İşleri Başkanlığı’na aittir. Ve bu sorumluluğun içinde orada ibadet eden vatandaşlarımızın can ve mal güvenliği de yer almaktadır. O yüzden vakit kaybetmeden bu tedbirler alınmalıdır.”

KAMU BİNALARINDA DENETİM YETKİSİ BELEDİYE’DE DEĞİL

Basın toplantısında kamu binalarının yangın güvenliğiyle ilgili de konuşan Tanju Özcan, özellikle Kartalkaya’daki otel yangını sonrası kamu binalarındaki yetki karmaşasının tekrar gündeme geldiğini belirtti.

Bir gazetecinin, "Camiler üzerinden örnek verdiniz ama kamu binaları da tartışma konusu. Özellikle bu Kartalkaya yangınından sonra yetkilerin kimde olduğu çok konuşuldu. Örneğin Bolu Adliyesi ya da diğer kamu kurumları… Eğer buralarda yangına karşı önlemler yetersizse belediyenin herhangi bir yaptırım uygulama hakkı var mı? Yoksa olmalı mı?" sorusu üzerine Özcan şu yanıtı verdi:

Ters yönden gitmişti: 3 ay ehliyetine el koyuldu, 9 bin lira para cezası Ters yönden gitmişti: 3 ay ehliyetine el koyuldu, 9 bin lira para cezası

“Bunu en başından beri söylüyoruz. Kanun çok açık: Belediyeler, belediye sınırları dışındaki veya mücavir alanlar dışındaki bölgelerde inceleme yapamaz. Peki, belediyeler hangi alanları resen denetleyebilir? Belediyeler, iş yeri açma ve çalışma ruhsatı verdikleri AVM’leri, iş merkezlerini denetleyebilir. Çünkü buralara iş yeri açma ve çalışma ruhsatı vermiştir. Ancak adliye binası, sağlık müdürlüğü, işkur, valilik binası gibi resmi kurumlar iş yeri açma ruhsatından muaf olduğu için belediyelerin buralarda resen denetim yetkisi bulunmuyor. Dolayısıyla, belediyeler bu binaları resen gidip yangın güvenliği açısından inceleyemez.”

Belediyeye, vatandaşlardan gelen şikayetler doğrultusunda kamu binalarında yangın güvenliği denetimi yapmaları için talepler geldiğini söyleyen Özcan, valiliğe resmi başvuruda bulunduklarını açıkladı: “Bugün valiliğe bir talepte bulunduk. Herhalde bunu duydunuz, o yüzden adliye binasını örnek verdiniz. Bolu Adliyesi, şehrimizin en büyük resmi kurum binalarından biri. Yaklaşık 39,5 metre yüksekliğinde ve 25 bin metrekare kapalı alanı var. Orada her gün yüzlerce çalışan, avukat, davacı, davalı, adli sicil kaydı almaya gelen vatandaşlarımız bulunuyor.

“BİZ, İTFAİYEMİZİ ALIP ADLİYE BİNASINI RESEN DENETLEYEMEYİZ”

Ayrıca, belediyemize vatandaşlardan adliye binasının güvenliğiyle ilgili başvurular yapıldı. Kartalkaya’daki yangın faciasından sonra, büyük binaların yangın güvenliği konusunda daha fazla endişe duyuluyor. O yüzden, adliye binasından başlayarak valiliğe bir yazı yazdık. İl İdaresi Kanunu açık. Vali, ildeki en büyük mülki amirdir. Biz, itfaiyemizi alıp adliye binasını resen denetleyemeyiz. Bunun için valinin bize izin vermesi gerekiyor. Valiliğe dedik ki: Bize izin verin, adliye binasının yangın güvenliğiyle ilgili inceleme yapalım. Ve izin verirseniz, bu incelemeyi kolluk güçleriyle birlikte daha etkili bir şekilde gerçekleştirelim. Eğer izin vermiyorsanız, o zaman Adalet Bakanlığı’na yazı yazın ve bu binanın yangın güvenliğinin tam olduğuna dair bir rapor alın. Biz bu talebi resmi olarak ilettik. Çünkü belediyenin yetkisinin olmadığı bir alanda bile sorumlu tutulmaya çalışıldık. Biliyorsunuz, Kartalkaya yangınıyla ilgili de benzer bir durum yaşandı.

Şehrin göbeğindeki adliye binasını denetlemek için bile izin almamız gerekiyor. Çünkü iş yeri açma ve çalışma ruhsatı yok. Aynı durum Sağlık İl Müdürlüğü ve hastaneler için de geçerli. İş yeri açma ve çalışma ruhsatı almadıkları için belediye veya özel idare resen denetim yapamaz.

Ancak, iş yeri statüsüne sahiptirler. Belli sayının üzerinde çalışanı olduğu için iş yeri hekimleri ve iş güvenliği uzmanları buralarda görev yapar. Örneğin belediyemizde A, B ve C tipi iş güvenliği uzmanları sayıya göre görev yapıyor. Ancak, kamu kurumları iş yeri açma ve çalıştırma ruhsatı almadığı için belediyelerin bu binalarda denetim yetkisi bulunmuyor. Bu yüzden valiliğe başvurarak, en azından örnek bir çalışma yapılmasını talep ettik.”

Muhabir: BERFİN MUTLU