İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasına yönelik tepkiler sürerken, Bolu’da Emek ve Demokrasi Platformu tarafından bir protesto eylemi düzenlendi. Kardelen Meydanı’nda toplanan platform üyeleri, güvenlik güçleriyle yapılan görüşmeler sonucunda yürüyüş izni aldı. Yürüyüş, Kardelen Meydanı’ndan sloganlar eşliğinde başlayarak Belediye Meydanı’nda sona erdi. Belediye Meydanı’nda toplanan grup, burada basın açıklaması yaparak gözaltı kararını ve artan baskıları protesto etti.

“Baskı ve Gözaltılar Hukuksuzdur”

Bolu Emek ve Demokrasi Platformu adına yapılan basın açıklamasında, gözaltı dalgasının toplumu susturma amacı taşıdığı vurgulandı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Ülke olarak çok karanlık bir süreçten geçiyoruz. Siyasetçilerden gazetecilere, belediye başkanlarından sanatçılara, sendikacılardan öğrencilere kadar demokrasiden, hukuktan ve adaletten yana olan tüm kesimler baskı altına alınmak isteniyor. 23 yıldır iktidarda olanlar, toplumu sindirme politikalarıyla yönetmeye çalışıyor. Her gün yeni bir hukuksuzlukla uyanıyoruz. Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınması da bu sürecin bir parçasıdır.”

“İstanbul’da Adeta OHAL İlan Edildi”

Sevilen sanayi esnafı hayatını kaybetti Sevilen sanayi esnafı hayatını kaybetti

İmamoğlu’nun gözaltına alınmasının ardından İstanbul’da alınan güvenlik önlemlerinin olağanüstü hal koşullarına dönüştüğüne dikkat çekilen açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun evi onlarca TOMA ile çevrilmiş, ana yollar kapatılmış, İstanbul Valiliği kentte eylemleri yasaklamış ve sosyal medya erişimi kısıtlanmıştır. Aylardır yaşanan kayyum atamaları ve hukuksuz gözaltılar, demokratik hakların yok edilmek istendiğini göstermektedir. Bu operasyonların hiçbirisi tesadüf değildir. Amaç, halkı ve muhalefeti susturmaktır.”

“İktidar, Biat Eden Bir Toplum İstiyor”

Açıklamada, mevcut siyasi iktidarın halkı baskı altına almak için çeşitli yöntemlere başvurduğu belirtilerek şu görüşler paylaşıldı:

“23 yıldır ülkeyi yönetenler, kendi düzenlerine itiraz eden herkesi düşman ilan ediyor. Onlara göre gazeteci, sadece iktidarı öven kişidir. İşçi, açlık sınırının altındaki ücretlere ses çıkarmayan kişidir. Sendikacı, işçilerin haklarını değil, iktidarın çıkarlarını savunan kişidir. Kadın, şiddete ve eşitsizliğe boyun eğen, esnek çalışmanın parçası olan kişidir. İktidar, ‘makbul vatandaş rehberini’ sürekli genişletmekte ve her kesimi biat etmeye zorlamaktadır.”

“Demokratik Geleceğimiz İçin Mücadele Şart”

Bolu Emek ve Demokrasi Platformu, toplumun bu baskılara karşı sessiz kalmaması gerektiğini belirterek, dayanışma ve mücadele çağrısında bulundu:

“Zulmün ve zorbalığın efendileri rolüne soyunanlar, en çok milyonların yan yana gelip mücadele etmesinden korkmaktadır. Toplumun içine itildiği bu karanlıktan çıkmanın tek yolu, siyasal iktidarın yarattığı adaletsiz ve hukuksuz düzene karşı omuz omuza vermektir. Tarih boyunca baskıcı rejimler halkın dayanışmasıyla son bulmuştur. Bugün de adalet, hukuk ve demokrasi için birlikte mücadele etmeliyiz. Ve son söz olarak hep birlikte haykırıyoruz: Kurtuluş Yok Tek Başına, Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz!”

Muhabir: Faruk Çidem