S.A.

    Mustafa Nuri Gürsoy

    Mustafa Nuri Gürsoy
    21 Ocak 2016

    Soğuk,

    Bolu akşamından şöyle kocaman,

    Özel bir selam ile başlayayım diyorum yazıma.

    İçimden geldiği,

    Dıştan göründüğüm gibi devam edeceğim.!

    Onu diyorum.

    Şunu söylüyorum.

    Demem o ki;

    Selam ediyorum.!

    Alıp/vermek lazım.

    Kalben söylemek lazım.

    Sadece günü değil,

    Geceyi  de aydınlatmak lazım..

    Bir günaydınla, yüreklere su serpmek iyi olur mesela.!

    Mekân-ı  Bolu.

    Mekan-ı şehirler,

    Diyar, el, gurbet,

    Sevgili ülkem, Türkiye’m..

    Dilimizin,

    Dinimizin,

    Bayrağımızın,

    Gönlümüzün  bir olduğu kardeşler/dostlar, selam olsun.

    Ömrümüzün,

    Huyumuzun,

    Suyumuzun farklı olduğu insan tarikatı sana da selam olsun.

    Öyle ezberden,

    İs kokan,

    Gözü/genzi yakan değil,

    Misk kokan,

    Hani;

    Köroğlu’nun küheylanı üzerinden seslendiği gibi yürekten/kocaman ve mertçe bir selam gönderiyorum.

    Tuzağa açılan selam cömertlik sayılmaz biliyorsun.

    Ve Fakat;

    Selamı sula ki; yeşersin büyüsün..

    Diken dilleri sulama ki kurusun.

    Onu söylüyorum.

    Günün başlangıcında,

    Sabahında,

    Gün doğumunda..

    Günün bitiminde,

    Akşamında,

    Gün batımında,

    Selam vermeye/almaya..

    Çok ama pek çok ihtiyacımız var.

    Hasta edici, iştahsız, dermansız, panzehirsiz,

    Selamsız bandosu misali yazmaktan hoşlanmıyorum.

    Tabiatım buna engel.

    Şunu diyorum;

    Kalemle karalamak kolay,

    Aydınlık bir günü karanlık yapmak ne hoş değil mi.?

    Sana diyorum..

    Sana söylüyorum.

    Hicap duymayana, kalemine gücü yetene diyorum..

    Karanlıklara kulaç atana,

    Kılıç balığını yutanlara sesleniyorum.

    Balıkçı hikayelerini unutana,

    Bire bin katana,

    Kalemini katana gibi dürtenlere diyorum.

    Selam vermeyi öğütlüyorum.

    Selam;

    Emniyet,

    Huzur,

    Selamet,

    Sağlık,

    Barış,

    Rahatlık,

    İyi netice ile çevrili,

    Benden sana zarar gelmez, selamettesin manaları  ile doludur.

    Yazımı;

    Mevlana’nın sözleriyle bitirmek üzereyim.

    “Bazı insanlar vardır ki selam verirler ve selamlarından is kokusu gelir. Bazıları da vardır ki selam verirler ve onların selamından misk kokusu gelir.”

    Selamlarımız misk,

    Kalemlerimiz/klavyelerimiz her daim kurşun kalem gibi koksun.

    Yazımı;

    Akşemseddin Hazretlerinin bir sözü ile noktalıyorum.

    “Hülasa, öğüt tutarsan, bu öğütlerimi can kulağı ile dinlediysen faydasını elbette görürsün”

    “Selâmun aleyküm”

     

     

     

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!
    Yorum yazın
    Yorum yazabilmek için üye girişi yapmalısınız. GİRİŞ YAP
    • İmlası çok bozuk, büyük harfle yazılan,
    • Habere değil yorumculara yönelik,
    • Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
    • Çok kısa ve konuyu zenginleştirmeyen yorumlar
    • KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
    • Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.
    Yazarin diğer yazıları
    Bolu'nun Rwitter Günlüğü
    Tüm Twitter Günlüğünü göster

    Sizden Gelenler
    Site içi arama
    Cumhuriyet Caddesi İnci İş Merkezi No:32   Tel: 0 374 217 82 85   Faks: 0 374 217 82 95
    1.5357542037964