KIRMIZI SOLUCAN SENİ SEVİYORUM

    Mustafa Nuri Gürsoy

    4 Şubat 2015

    KIRMIZI SOLUCAN SENİ SEVİYORUM

    Huzuru çok seviyorlar.

    Gürültü onları kötü etkiliyor.

    Yaşam alanlarına çok saygılılar.

    Sevgiye, ilgiye ihtiyaçları var.

    Vefa duyguları çok yüksek.

    Sürpriz yapmayı seviyorlar.

    Rahat, sağlıklı ama konforsuz bir yaşamı tercih ediyorlar.

    Sessizler.

    Sevginize karşılık veriyor, üzmüyorlar.

    İyi günde de, kötü günde de sizi yalnız bırakmıyorlar.

    En uzun yaşayan canlılar arasında isimleri anılıyor.

    Bağışıklık sistemleri çok güçlü,

    Ufacık bedenleri ile katma değer üretiyorlar.

    Sürünürken bile tabiata dair çabaları mükemmel.

    Hiç dert yanmıyorlar, hayata neden geldiklerinin farkındalar.

    Neden yaratıldıklarını iyi biliyorlar.

    Mütefekkir bir duruşları var.

    Dünyanın en verimli gübresini üretiyorlar.

    Salgıladıkları sölom sıvısı,

    Onları zararlı bakterilerden koruyor.

    Hatta, omurgalı canlılarda kanser hücreleri üzerinde etkisi bile kanıtlanmış.

    Sindirim sistemlerinde;

    Mikroorganizma taşıyan, azot fiske eden bakteriler,

    Antibiyotik etkileri ve doğal büyüme hormonları,

    Enzimler bulunuyor.

    Bu yukarıda saymaya çalıştığım özellikleri taşıyan KİM.?

    Biliyor musunuz.?

    KIRMIZI SOLUCAN ..!!

    Başarı, sevgi ve özveri dolu, bir hayat hikayesinden derlediğim,

    İnternet ortamında, her zaman yaptığım üzere, öğrenme amaçlı gezintilerimden birinde edindiğim bilgiler bunlar.

    Kızını sağlıklı yetiştirmenin yollarını ararken solucan gübresini keşfeden,

    Şimdi, milyonlarca solucanı olan bir annenin, yaşam öyküsüdür bu.

    Ankara’da, ilk orta ve Lise, sonra İstanbul Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeofizik Bölümü ve aynı Üniversitenin İşletme Fakültesi’nde İşletme İktisadı Bölümü mezunu.

    Borsada, ithalat-ihracat firmalarında ve kendine ait turizm işletmeleri derken,

    O şimdi;

    Milyonlarca kırmızı solucanı olan bir gübre üretim işletmesinin sahibi.

    Evinde başlayan kırmızı solucan kompost gübre hikayesi, şimdi büyük bir işletmeye dönüşmüş durumda.

    Bana göre hikayenin can alıcı kısmı aşağıda yazdıklarımla ilintili.

    Bakın;

    Neler anlatılıyor kırmızı solucanlarla ilgili..

    Bakımları bir hayli meşakkatli.

    Ortam sıcaklıkları, mama kalitesi ve nem en temel gereksinimleri.

    Çok sıcağı da, çok soğuğu da sevmiyorlar.

    Ortamları 10–20 derece arasında olursa yiyecek tüketimleri hızlanıyor.

    Sıcaklık 5 derecenin altına indiğinde ise uykuya dalıyorlar.

    Sıfırın altında da ölebiliyorlar.

    Gürültü de onları olumsuz etkileyen faktörler arasında.

    Hatta bu sebeple toplu intiharlar bile görülüyor.”

    Başlarından geçen üzücü bir olayı Burçin Hanım şöyle anlatıyor:

    Yuvalarının bulunduğu yerde çelik konstrüksiyon çalışması vardı. Hem gürültüden hem de çıkan dumandan etkilenerek toplu şekilde intihar ettiler. Çok üzüldük. Daha hassas davranmamız gerektiğini anladık.”

    Bilgiler devam ediyor.

    Kırmızı solucanların geçmişi dinazorlar kadar eski.

    Basit gibi görünen karmaşık bu canlıların iç güdüleri çok kuvvetli. 

    Kendi nüfuslarını aşkın bir sayıya sahip olduklarında ergin olanlar yavrulara besin kalması için intihar ediyorlar.

    Çok duyarlılar”….

    Bu solucanları sevdim.!

    Neden mi.?

    Huzuru sevdikleri

    Gürültüye karşı oldukları,

    Yaşam alanlarına saygıları,

    Sevgiye, ilgiye ihtiyaçları,

    Vefa duygularının yüksekliği,

    Sürpriz yapmayı sevmeleri,

    Rahat, sağlıklı ama konforsuz bir yaşamı tercih etmeleri,

    Sessizlikleri,

    Sevginize karşılık vermeleri,

    Bağışıklık sistemlerinin çok güçlü oluşu,

    Ve Fakat,

    En önemlisi,

    Dünyanın en verimli gübresine sebep olmaları,

    Beni çok etkiledi.

    Kızını sağlıklı yetiştirmenin yollarını ararken solucan gübresini keşfeden, bir bayanın hayat hikayesinden çıkaracağımız çok dersler var.

    İşte;

    Toprak, su, güneş, insan ve hayvan ilişkisinin en somut örneği.

    Kırmızı solucanları yeni tanıdım.

    Ve Fakat

    Tabiattaki diğer canlılarda olduğu gibi,

    Bu kırmızı solucanların yarattığı mucizelere de tanık oldum.

    Bir bayan ile kırmızı solucanlar arasında yaşanan,

    Bu ibret öyküsü;

    Nihayetinde  gübreye dönüşüyor olsa da.

    Yarattığı maddi, manevi katma değer ile hayatımıza kattıkları o kadar değerli ve o kadar kıymetli ki;

    Hiç aklıma gelmezdi doğrusu; kırmızı solucanların önünde saygı ile eğilmek/sevmek..

    O bir solucan dahi olsa.!!

    Ders alçağımız o kadar çok şey var ki hayattan.!

    Şükür ediyorum.

     

     

     

     

     

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!
    Yorum yazın
    Yorum yazabilmek için üye girişi yapmalısınız. GİRİŞ YAP
    • İmlası çok bozuk, büyük harfle yazılan,
    • Habere değil yorumculara yönelik,
    • Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
    • Çok kısa ve konuyu zenginleştirmeyen yorumlar
    • KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
    • Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.
    Yazarin diğer yazıları
    Bolu'nun Rwitter Günlüğü
    Tüm Twitter Günlüğünü göster

    Sizden Gelenler
    Site içi arama
    Cumhuriyet Caddesi İnci İş Merkezi No:32   Tel: 0 374 217 82 85   Faks: 0 374 217 82 95
    1.1186699867249