Para konuşturur, elbise yürütür

    Muharrem DEMİREL

    1 Ekim 2018

     

    Boylu poslu güzel bir kadındı, kendini tanıttı.

    Ve

    ‘Spor Psikolojisi dersini beraber yapacağız’ dedi.

    Dersin ortalarına doğru bir acayiplik hissettik hocamızda

    Sendeliyordu, konuşma ritmi de bozulmuştu.

    ‘Başım dönüyor’ dediğini duydum

    Ve de

    O anda oturduğum sıradan ayağa kalktım, yere yığılmasının önüne geçtim.

    ***

    Bu olay da 2003 yılında Erzurum’da Palandöken Dağında  ‘A’ lisans Futbol Antrenörlük kursunda 30 kursiyer arkadaşımın gözleri önünde başıma gelmişti.

    O gün öğleden sonra ders yapamadık.

    Çünkü spor psikolojisi dersine giren hocamızı çağırdığımız ambulans ile hastaneye göndermiştik.

    Ama

    Ertesi günkü dersimizde tüm güzelliği ile yine karşımızdaydı.

    Ve anlattı;

    “Değerli antrenör arkadaşlarım dün yaşamış olduğum rahatsızlığın adı ZİRVE HASTALIĞIDIR.

    Eğer benim gibi 2 metre rakımlı İzmir’den, uçakla 1 saat 50 dakikada gelip, 3125 metre yükseklikteki Palandöken Dağ’ına birden bire çıkılırsa insanlar zaman zaman bu durumla karşılaşabilir. Ben de bunu yaşadım.”

    Yani; sindire sindire, hazmede hazmede gelinmez ise zirve insanı çarpıyormuş.

    ***

    Zirve hastalığı sadece yüksek rakımlı yerlerde mi yaşanır?

    Yooo!

    Düz ovada da görürsünüz, etrafınıza bir bakın hele.

    Ama

    Alıcı gözle!

    Düz ovadaki o hastalığın adı;

    Bazen paradır bazen de mevki makam…

    ***

    Para bu!

    Öyle bir güçtür ki; irade ve maneviyat sahibinin elinde değilse başını döndürür bazı insanların, kimyasını değiştirir.

    Hani derler ya; ‘Para konuşturur, elbise yürütür.’ diye.

    Aynen öyle.

    Bu para var ya para; akıllı da yapar.

    Namık Kemal’in ‘Zihin fukara olunca, akıl ukala olurmuş.’ Sözü onlar için geçerli değildir.

    Çünkü

    Varsa paran her konuda da fikir ve bilgi sahibisindir.

    Ve

    O güç ki etrafını kalabalık tutar,  tilkiler ne güzel sesin var bir şarkı söyle der, kargalar yalakalığı yer, tilkiler peyniri…

    Bu böyle sürer gider.

    Ama

    Bilmez ki; gül dökülünce sırıtır dikenler.

    ***

    Ya mevki makam?

    Derdi çoktur buraların, yükü ağırdır, veballer vardır.

    Hani derler ya ”Zirve de kartallar da bulunur yılanlar da...” ama birisi ‘süzülerek’ gelir diğeri kartalın ağzında…

    Süzülerek gelenler yakalanmaz bu hastalığa.

    Çünkü

    Uçmasını da bilir konmasını da, avlanmasını da…

    Çünkü hazmede hazmede ve donanımları gelmişlerdir mevki ve makamlara.

    Ama

    Kartalın ağzında gelenler var ya…

    İşte onları çarpar buraları, üzerlerine giymiş oldukları gömlek bol gelir sırıtır; diyet ödeyeyim derken bayağılaşır.

    Ardan, haysiyetten, onurdan, gururdan uzaklaşır.

    Kendi başına karar veremez, koltuk verenler ne derse onu yapar.

    Yat derler yatar, kalk derler kalkar.

    ***

    Kısacası;

    Para, makam ve mevki adam gibi adam olanları bozmuyor.

    Ama

    Bir şekilde zirveye çıkmış

    Ve

    Kapasitesinin ne olduğunun farkında olmayanları bozuyor.

                                                                                                         01.10.2018

                                                                                                  Muharrem Demirel

     

     

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!
    Yorum yazın
    Yorum yazabilmek için üye girişi yapmalısınız. GİRİŞ YAP
    • İmlası çok bozuk, büyük harfle yazılan,
    • Habere değil yorumculara yönelik,
    • Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
    • Çok kısa ve konuyu zenginleştirmeyen yorumlar
    • KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
    • Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.
    Yazarin diğer yazıları
    Bolu'nun Rwitter Günlüğü
    Tüm Twitter Günlüğünü göster

    Sizden Gelenler
    Site içi arama
    Cumhuriyet Caddesi İnci İş Merkezi No:32   Tel: 0 374 217 82 85   Faks: 0 374 217 82 95
    0.18640494346619