Müdür Bey kabul etseniz…

    Muharrem DEMİREL

    9 Eylül 2018

     

    Esmer vatandaşlarımızdan birinin evladıydı, okulumuzda birkaç sene okumuştu.

    Ama

    Şimdi Tabaklar Hamamı’nın önünde dileniyordu.

    Beni görünce ayağa kalktı, elimi öptü; kucağında da minik yavrusu…

    Bende sümükleri yanaklarına bulaşmış Mircan adını verdiği kızının yanaklarından öptüm.

    Hiç iğrenmedim, iğrenmem de…

    Çünkü insan evladıdır rengi, kimliği, dili, dini ne olursa olsun kıymetlidir.

    ***

    Ama yetişkin biri var ki, resmi bir dairede ve kalabalık bir ortamda karşılaştım.

    Ne oldu bana anlamadım.

    Sanki o an iğrendim, diğerleri ile tokalaştım.

    Sıra ona geldi, elini uzattı; elimi uzattım mı uzatmadım mı bilemiyorum.

    Çünkü yaşadıklarım gelmişti aklıma…

    ***

    ‘Müdür Bey bu çocuklarımız öğrenimlerine bizim okulda devam ederlerse korkarım bunları kaybedeceğiz.’

    Siz de de problemli öğrenciler varsa bize gönderin. Onlara değer verdiğimizi hissettirelim, yeni bir kimlik kazansınlar. Sevgi yoksunu bu çocukları kazanacağımıza ve topluma kazandıracağımıza inanıyorum.’

    Ne dedi?

    ‘Geçen defa gönderdiğinizden ağzımız yandı.’

    Israr ettim.

    ‘Başka okullardan bizim okulumuza da nakil yolu ile problemli öğrenciler geldi. Bu çocuklarımıza özel şefkat gösterdik, yavrularımızı kazandık, bunları da kazanabiliriz.’ Diyerek örnek verdim.

    ‘Olmaz!’ dedi.

    ‘Bu kız evlatlarına, yeni bir kimlik sağlayacak ortamlar sunmazsak kaybedebiliriz.’ Dedim.

    Nuh dedi peygamber demedi iyi mi?

    ‘Müdür Bey kabul etseniz…’ dedim yalvarırcasına.

    İkna edemedim.

    Üstüne üstlük konuşmalarımdan rahatsız olmuş olmalı ki; ”Benim muhatabım müdüründür.” derken güya bizi aşağılamaya çalıştı ve telefonu da iyi günler demeden kapattı.

    Elimi uzatmadığım an bunları mı hatırlamıştım ne?

    ***

    İki kız öğrencimiz vardı 7.sınıfta; erken gelişmişlerdi.

    Ailenin biri parçalanmıştı, diğeri ise çok fakirdi; çocuklarla ilgilenemiyor, sadece hayatta tutunmaya çalışıyorlardı.

    Bu sevgiye ve desteğe muhtaç öğrencilerimiz, tabiri caizse birbirinin şeytanı oluyorlar ve okuldan sık sık beraberce kaçıyorlardı.

    Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Eğitimde kaybedilecek tek bir fert dahi yoktur! ’ sözünün ışığında,

    Okul Aile Birliği ve öğretmen arkadaşlarımla beraber, yalnızlık çeken ve de sevgiye muhtaç bu öğrencilerimizi kazanmak için çok çalıştık olmadı.

    Sorumluluk verdik olmadı.

    Evlerine giderek, aileler ile sık sık görüştük olmadı.

    Okulumuzun rehberlik öğretmeni başaramadı, rehberlik araştırma merkezi ile bağlantı kurduk yine olmadı.

    ***

    Gerekli olan her şeyi yapmış, tek çare olarak bu çocuklardan birini başka bir okula göndererek yeniden kazanma yolunu deneyelim demiştik.

    Ama idareciliği sadece öğretmeni derse giriyor mu girmiyor mu anlayışı ile yapan,

    Sadece koltuk dolduran,

    Öğrencileri kendi evladı gibi görmeyen

    Çocukları problemli görüp almak istemeyen,

    Ve

    Dikensiz gül bahçesi isteyen

    Ve de

    İleriyi göremeyen idareci yüzünden başarılı olamadık.

    ***

    Birkaç sene sonra İzzet Baysal Caddesinde gördüm bu kız evladımızın birini…

    Yaşından oldukça büyük görüntüsü ile bankta yılışık bir şekilde otururken, ağzındaki sakız ile telefonla görüşme yapıyordu.

    Dudakları kıpkırmızıydı, boyalıydı; gözleri kaşları da öyle.

    Korktuğumuz başımıza gelmişti, kızlarımızdan birini kaybetmiştik.(Bilgi edindim)

    Beni gördü başını hafifçe eğdi, yanına gitmek için yöneldiğimde telaşlandı ve koşarcasına uzaklaştı.

    Yanakları da kızarmıştı.

    Ancak o müdür denilen müdürün yüzü hiç kızarmayacaktı.

    Çünkü yüzü yoktu!

    ***

    Yeni bir eğitim öğretim yılına başlıyoruz, nakiller var kayıtlar var.

    Müdür ve müdür yardımcısı arkadaşlarım, öğretmen kardeşlerim;

    İlkokul, ortaokul, lise fark etmez.

    Şu bir gerçek!

    Sevgiye muhtaç

    Ve

    Sizlerden yardım bekleyen o kadar çok evladımız var ki…

    Çocuklarımızı iyi okuyunuz

    Lütfen…

     

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!
    Yorum yazın
    Yorum yazabilmek için üye girişi yapmalısınız. GİRİŞ YAP
    • İmlası çok bozuk, büyük harfle yazılan,
    • Habere değil yorumculara yönelik,
    • Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
    • Çok kısa ve konuyu zenginleştirmeyen yorumlar
    • KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
    • Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.
    Yazarin diğer yazıları
    Bolu'nun Rwitter Günlüğü
    Tüm Twitter Günlüğünü göster

    Sizden Gelenler
    Site içi arama
    Cumhuriyet Caddesi İnci İş Merkezi No:32   Tel: 0 374 217 82 85   Faks: 0 374 217 82 95
    0.26938009262085