ASENA SOYUNUN SON BAŞBUĞ’U

    Muharrem DEMİREL

    4 Nisan 2018

     

    İlkbahar’dı…

    Yılda üç defa; birinci, beşinci ve dokuzuncu aylarda

    Veya  

    Başka bir deyişle; yılbaşı, İlkbahar ve Güz mevsimlerinde yapılan Kurultay’ın ikincisi idi.

    O anda gökyüzünde mavi bir ışık belirdi.

    Belli ki gelen bir Gökbörü idi.

    Oğuz Han oturduğu yerden yavaşça ayağa kalktı.

    Ve

    Başbuğlarım! Dedi.

    Hemen sağ yanında buluna eşine ‘hatunum’ demeyi ihmal etmedi.

    Ve ekledi.

    Aygucılarım, prenslerim, buyruklarım, sadapıtlarım, apalarım, erkinlerim, tudunlarım, ilteberlerim!

    Bumin Kağan gibi, Bilge Kağan gibi, Kürşad, İlteriş Kağan gibi,

    Cengizhan, Alparslan, Fatih Sultan Mehmet Han gibi.

    Sultan Yavuz Selim Han gibi, Sultan Süleyman gibi,

    Timurşah, Babürşah, Mustafa Kemâl Atatürk gibi

    Görklü Tanrı'da kut bulmuş olan Türklüğün son cihangiri,

    Asena soyunun en son Başbuğ’u Alparslan Türkeş uçmağa vardı.’ Dedi.

    Ve

    ‘Bu gelişe Dedem Korkut’umuz ne der? Diyerek sözü Ata Korkut’a verdi.

    O da söyleyiverdi:

    ‘Türk’e bayrak olan, Türklüğe şan katan,

    Son başbuğ hoş geldin, hoş geldin.

    Esir Türklere hürriyet diye haykıran,

    Son Başbuğ hoş geldin, hoş geldin.

    Korkut’un eli kopuzda, destan söyler ağızla,

    Son Başbuğum hoş geldin hoş geldin.’

    ***

    Soğuk bir Nisan akşamı ve Ankara sokaklarında hafif hafif kar serpiştiriyor ve saat 22.30’u gösteriyordu.

    Terlediğini hissetti, kravatını gevşetti.

    Ve şoförüne dedi ki;

    ‘Oğlum kendimi iyi hissetmiyorum.’

    Ve

    Sonrasında,

    4 Nisan sabahında

    Mavi bir ışık göründü, Başbuğ maviye büründüğünü gördü.

    Necip Fazıl’ın

    Ölüm güzel şey, budur perde arkasından haber,

    Hiç güzel olmasaydı, ölür müydü peygamber? Dizelerini hatırladı.

    Güldü…

    Sonsuz çabalara rağmen emri ferman durmadı.

    Ve

    Son Başbuğ Alparslan Türkeş Hakk’a yürüdü.

    ***

    Dört Nisan günü öbür tarafta Kurultaya denk gelen ayda kavuşma için toy vardı.

    Bu yanda ise yas…

    Ozan Arif

    Dört nisan doksan yedi, alelade gün değil, 
    Kara günsün, kara gün bu bir gerçek, kin değil, 
    O kadar karasın ki tarifin mümkün değil 
    Başbuğ’ un başımızdan çekildiği günsün sen, 
    Dünyanın başımıza yıkıldığı günsün sen!
    Diyerek sitem ediyordu.

    Ardından

    Mustafa Yıldızdoğan

    Yandı yürekler yandı 
    Yağan kar ile sönmez 
    Milyonlar bir ağızdan 
    Diyor başbuğlar ölmez 
    Başbuğlar ölmez.’
     Diyerek yazdığı dizeler ile matem tutan ülkücülerin duygularına tercüman oluyordu.

    ***

    Son dönemlerde unutturulmuş olan TÜRK kimliğini, Türk Milletine unutturmayan,

    Türk’ün tarihî misyonunu hatırlatan,

    Yeniden diriliş davasına mimarlık yapan ve ebediyen yaşamasını sağlayan

    Nizamı âlem ülküsünü yüreğimizin ta derinliklerinde yaşatan bir cevher idi.

    Nerede bir Türk varsa

    Ve

    Esaret altında yaşıyorsa

    Onlara ‘Esir Türklere hürriyet” diye haykırarak ümit veren

    Ve de

    Türk Gençliğinin yüreğindeki Turan meşalesini canlı tutan bir ateş idi.

    Ve

    Bu ideallerini gerçekleştirmek için, mücadeleyi hayat nizamı yapacak ve bunun uğruna ömrünün büyük bir kısmını çile çekerek, zindanlarda, sürgünlerde geçirecek kadar gözü kara idi.

    O

    9 Işık Doktrini ile bu ülkeye sanayide, ilimde, fende, teknikte çağ atlatacak ve Türklüğe şan katacak düşünce adamı idi.

    Ve

    O

    Bu ulvi düşünceler doğrultusunda arkasında milyonlar yetiştiren idi.

    ***

    Türklüğün kutlu başbuğları zincirinin en parlak ve en son halkası olan Başbuğum!

    Yılmamayı, yıkılmamayı, inandıklarından taviz vermemeyi,

    ‘Kurt odur ki, boynuna tasma takmaya gelmez.

    Acından ölür ama asla köpekleşmez.’ Diyerek

    Dik durmayı, boyun bükmemeyi, inandığını söylemeyi,

    Türklüğü sevmeyi, Turan ülküsünü hayal etmeyi,

    Senden öğrendik.

    Aramızdan ayrılarak bizleri yetim ve boynu bükük bıraksan da…

    Biz Tanrı Dağında, Başbuğ’umuzun yanındayız.

    Dualarımız seninle Başbuğum,

                                                                                                          03.04.2018

                                                                                                   Muharrem Demirel

     

     

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!
    Yorum yazın
    Yorum yazabilmek için üye girişi yapmalısınız. GİRİŞ YAP
    • İmlası çok bozuk, büyük harfle yazılan,
    • Habere değil yorumculara yönelik,
    • Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
    • Çok kısa ve konuyu zenginleştirmeyen yorumlar
    • KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
    • Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.
    Yazarin diğer yazıları
    Bolu'nun Rwitter Günlüğü
    Tüm Twitter Günlüğünü göster

    Sizden Gelenler
    Site içi arama
    Cumhuriyet Caddesi İnci İş Merkezi No:32   Tel: 0 374 217 82 85   Faks: 0 374 217 82 95
    0.26901006698608