ÇOCUKLARIMIZIN YANINDA OLALIM

    Kemal ERSAN

    5 Kasım 2018


    Telefon konuşmasındaki tüm karakterler, yerler ve olaylar kurgusaldır. Bu konuşma okul idarecisi ve veli arasında geçer.

    Veli: “Alo hocam iyi günler. Ben çocuğumun durumunu sormak için aramıştım.”

    İdareci: “Hanımefendi çocuğunuz kim?”

    Veli: “8. sınıflarda okuyan Ahmet’in annesiyim.”

    İdareci: “8. sınıflarda hangi şubedeki Ahmet.”

    Veli: “Hocam şubesini bilmiyorum. Soyadı …..”

    İdareci: “Buyurun hanımefendi.”

    Veli: “ Çocuğumun dersleri ve devamsızlık durumunu soracaktım.”

    İdareci: “ Hanımefendi aslında okula gelip öğrencinizin durumunu yüz yüze öğretmenler ve idare ile görüşseniz daha iyi olur.”

    Veli: “Hiç boş vaktim yok hocam. Bir fabrikada çalışıyoruz eşim ve ben.”

    İdareci: “Hafta tatilinizde mi yok hanımefendi? Vardiya usulü çalışıyorsanız bizler hep okuldayız.”

    Veli: “Hocam hafta tatilimiz var hafta içi bir gün. Ama o günde evimizin işlerine ayırıyoruz. Okula gelebilecek hiç vaktimiz olmuyor.”

    İdareci: “ Peki, çocuğunuz belli aralıklarla devamsızlık yapıyor. Bunu biliyor musunuz? Haberiniz var mı?”

    Veli: “Öncelikle hocam çocuğumuzdan haber almak için, kendimizde bile olmayan isteğine göre son model telefon aldık. Haaa bir de devamsızlık yaptığını bilmiyorduk. Devamsızlık yaptığını bize bildirmeniz gerekmiyor mu?”

    İdareci: “Hanımefendi okula vermiş olduğunuz telefonu aradık ama ne cevap veren ne de telefona geri dönen oldu. Keşke biraz da çocuğunuzun takibini siz yapsanız.”

    Veli: “Hocam sabah erken evden çıkıyoruz. Akşam çok geç saatlerde eve girebiliyoruz. Ne yapalım bütün bu çalışmalarımız çocuğumuz için. Onun hayatını garanti altına alabilmek için. Okul ile ilgili bütün isteklerini yerine getirdik. Herhangi bir noksanı var mı?”

    İdare: “Öğlenleri çocuğunuz eve yemeğe gidiyorum diyerek okuldan çıkıyor.”

    Veli: “Hocam çocuğumuza yeteri kadar para veriyoruz sabah kahvaltısını ve öğle yemeğini okulda yemesi için.”

    İdareci: “Hanımefendi aslında bütün bu telefon konuşmasında geçen konuların idare ve öğretmenlerle yüz yüze konuşulması gerekiyor. Geçen hafta veli toplantısı vardı. Bu konuları burada konuşmanız gerekiyordu.”

    Veli: “Hocam veli toplantısına da gelemedim işte olduğum için. Ama en yakın zamanda uğrayacağım. İyi günler!”

    İdareci: “ Bekliyoruz hanımefendi. İyi günler!”

    Günler geçer, haftalar geçer, aylar geçer ama yine veli öğrencisinin durumunu görüşmek için gelmemiştir.  

    İşte son zamanlarda eğitime bakış açımız bu hale gelmiştir. Çocuklarımıza verdiğimiz harçlık tutarının yüksekliği, arkadaşlarının yanında mahcup olmaması için markalı giysilerin alınması, anne-babada olmayan cep telefonlarının çocuklarda olması, en iyi evlerde oturulması, en iyi arabalara binilmesi ve en lüks otellerde tatil yapılması için devamlı çalışarak görevimizi yerine getirdiğimizi zannediyoruz.

    Biz veliler daha iyi hayat sürmesi için çalışırken, biz yaşayamadık bari çocuklarımız yaşasın diyerek çocuklarımızın her istediklerini yerine getirirken, halden anlamayan doyumsuz evlatlar yetiştiriyoruz ama farkında değiliz.

    Bizler sabahları annelerimizin pişirdiği sabah çorbası ile kahvaltı yaptık, öğlen sıcacık yemeklerini yedik, naylon ayakkabılarla okula gittik, cep telefonumuz yoktu, arabamızda yoktu ve ahşap evde oturuyorduk ama hayattan mutlu olmasını biliyorduk. Annelerimiz sabahları saçlarımızı tarar ve temizliğimizi kontrol ederek okula gönderirdi.

    Babalarımız belirli zamanlarda okula gelir, öğretmen ve idareden durumumuz hakkında bilgi alırdı. Sınıfımızı, şubemizi hatta ve hatta okul numaramızı bile bilirdi. Bizleri hep takip ederlerdi. Biz de takip edildiğimizi bildiğimiz için yanlışa bile tevessül edemezdik.

    Ergenlik dönemimiz de çok olumlu geçti. Özellikle annelerimiz olmak üzere dertleşir ve bu sürecin en hasarsız geçmesi için yardım alırdık.

    Daha yazacak çok şey var ama yazıyı çok uzatmak istemiyorum ve yazımı Prof. Dr. İlber ORTAYLI’nın bir sözü ile bitirmek istiyorum. “Ben öğrencilerime, sabah kahvaltıyı birlikte yapamayacaksanız, masal anlatamayacak ya da dua okuyamayacaksanız, akşam yarım saat konuşmayacaksanız çocuk doğurmayın diyorum. Artık anne babalar para kazanıyor, çocuğuna her istediğini alıyorlar, ama yanında yoklar.”  

    BİR OLMAK, İRİ OLMAK, DİRİ OLMAK DİLEĞİYLE…

    Telefon genelde "filmdeki tüm karakterler, yerler ve olaylar kurgusaldır" şeklindedir.  

     

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!
    Yorum yazın
    Yorum yazabilmek için üye girişi yapmalısınız. GİRİŞ YAP
    • İmlası çok bozuk, büyük harfle yazılan,
    • Habere değil yorumculara yönelik,
    • Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
    • Çok kısa ve konuyu zenginleştirmeyen yorumlar
    • KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
    • Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.
    Yazarin diğer yazıları
    Bolu'nun Rwitter Günlüğü
    Tüm Twitter Günlüğünü göster

    Sizden Gelenler
    Site içi arama
    Cumhuriyet Caddesi İnci İş Merkezi No:32   Tel: 0 374 217 82 85   Faks: 0 374 217 82 95
    0.53612518310547