BOLU’NUN DONANIMLI EĞİTİM KURUMU, TURİZM OTELCİLİK- 4. ve Son Bölüm

    Fatma Marmara

    5 Eylül 2018

     

    -Kurumunuzda yapılan organizasyonların haricinde, Bolu ve Bolu dışından gelen tüm kişiler için buradaki spor alanları ve diğer kullanım alanları halka açık mı, her türlü imkânlardan faydalanabiliyorlar mı?

    Müdür Ayhan Vural; “ Tabi, burası halka açık. Bizde şöyle bir şey var. Bir yerde bir resmi kurum hüviyeti varsa, vatandaş sanki ‘Burası bize değil, buraya sadece resmi kurumlar girip çıkabiliyor.’ gibi bir algı oluyor. Bizde onu yıkmak adına kapılarımızı açtık. Biz asla kilit kullanmıyoruz. Dışarıdan gelen vatandaşları da biz burada ağırlıyoruz. Örneğin Ankara’dan gelen Ali Kılıç Bey ve ailesi her bayramda buraya gelirler. ‘Hocam biz buradan başka bir yerde rahat edemiyoruz.’ diyorlar. Halkımız buraya gelerek semaver çayını söylüyor, sıcak sıcak kendisi servisini yapıyor. Burada bir pastanemiz ve orada imalat yapan 3 tane pasta ustamız var. Kuru pasta, yaş pasta her şeyi biz kendimiz üretiyoruz. Buraya gelen halkımız pastanemizden kurabiyesini, pastasını alıp yiyebiliyor. Dışarıdan da talep oluyor, sipariş alıyor ve yapıyoruz. Mahallenin çocukları geliyor ve burada maç yapıyor,  basket sahasında oynuyor ve biz bu çocuklardan bir ücret almıyoruz. Orada piknik alanları, çardaklar yaptık. Çocuklar burada pikniğini yapıyor. Burada amacımız çocuklarımızı zararlı alışkanlıklardan uzak tutmak. Eğitim ortamlarında sürekli olarak bulunsunlar. Çünkü burada olduğu zaman göz önünde oluyorlar. Biz onların yanlış, hatalı davranışlarını düzeltme imkânına sahip oluyoruz. Ama çocuklar sokağa yayıldığı zaman, onların tabi gözetimi kontrolü daha zor oluyor. O açıdan da bunu kendimizde bir vazife olarak görüyoruz. Toplumsal bir sorumluluk olarak görüyoruz.”

    - Öğrencilerinizle ilgili sektörlere iletmek istedikleriniz nelerdir? Son olarak Bolu İzzet Baysal Abant Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ve Turizm Uygulama Oteli ile ilgili neler paylaşmak istedikleriniz?

    Müdür Yardımcısı Vildan Topalfakıoğlu; “  Çocukların çekirdekten yetiştiği bu meslekte, yılmadan, bıkmadan mesleğin devamını sağlaması açısından, sektörün öğrencileri yormaması, bıktırmaması gerekiyor. Bu mesleği en iyi yapacak olanlar, eğitimi aldıklarından dolayı bu öğrencilerdir. Ama öyle bir dönem oluyor ki stajlarda işin fazla yoğunluğunu kaldıramayan öğrenci, mesleği devam ettirmek istemiyor. Bu defada otellerde karşımıza çıkan kişiler, işten anlamayan, vasıfsız elemanlar oluyor. İşi bilmeyen elemanla çalışması, o sektörü de zorluyor. Onun için mesleği sevdirmek lazım. Bir iş herkes tarafından yapılabilir, biter ama müşteri memnuniyeti önemlidir. Yaparken o işin hakkını vermek ise ayrı bir olaydır. Onun için derim yavaş olsun, gönül kırılmasın, iş düzgün çıksın. Yemek istediğiniz kadar lezzetli olsun ama kötü bir servisle sunulursa hiçbir işe yaramaz.

    Müdür Ayhan Vural; “Bizim turizm eğitimi, maliyeti çok yüksek bir eğitimde. Turizm okulunun oteli, restoranı, barı olacak, bahçesi her tarafı teşkilatlı olacak. Bu da maliyet istiyor tabi. Normalde bir lisede ki öğrencinin maliyeti 10 binken, bizde 25 binlere kadar çıkıyor. Bu çocukta bu işi yapmayınca, 4 yıl boyunca devlet kaynak sağlıyor ama işi yapmadığı zamanda boşa gitmiş oluyor.

    Konuk Ali Önder Kılıçkaya; “Buraya 5-6 senedir bayramlarda, kısa süreli tatillerde geliyoruz. Her defasında da burayı tercih ediyoruz. Nedeni ise hem sakin olması, ortam nezih, ekip cana yakın ve çok ilgili. Kendimizi evimizde gibi burada rahat hissediyoruz.

    Usta Öğretici Sedat Sarıer; “Halkımız önceden burada, bir kafeterya ortamının olduğunu bilmiyordu. Şuan daha iyi bir hizmet verdiğimiz için bizi tercih ediyorlar. Halkımız gündüz ve akşam istediği zamanda gelip çayını kahvesini içip, burada bir şeyler yiyebilir. Yaz döneminde saat 07.00 den 23.00 kadar, kış döneminde de saat 07.00 den 21.00 e kadar açığız. Burası sadece otel olarak bakılmayıp, Bolu ve dışarıdan gelen halkada açık bir müessesedir.

    Usta Öğretici Selman Şen; “ Burada oluş amacımız ilk etapta tabii ki öğrenci yetiştirmek ve tüm halka hizmet vermektir. Burada bir önyargı var amacımız onu kırmak. Sadece memurlara, sadece öğretmenlere hizmet ediliyor gibi bir hissiyat var, onu kırmak istiyoruz inşallah. Burada rezervasyonlu olduktan sonra yapmayacağımız yemeğimiz yok ve yemek üzerine her türlü hizmeti veriyoruz. Rezervasyonsuz dahi olsa günün menüsü ızgaralarımız oluyor. Gelen herkes ihtiyaçlarını karşılar, çayımız kahvemiz, sıcak, soğuk içeceklerimiz, gün içerisinde komple yemek hizmetlerimiz mevcut. Zaman zaman derslere de katılıp, okulda da görev alıyoruz. Alaylı ustalar bilgiyi çabuk vermez, onların tersine biz bilgiyi, dağıtmak için görev yapıyoruz.

    Aşçı Nuri Ahmet Bulut; “Çekirdekten, bulaşık yıkayarak bu mesleğe başladım. Alaylı olarak 25 yılımı tamamladım. Çırak yetiştirme ile öğrenci yetiştirme arasında fark olarak, eskiden meslek biraz daha zordu. Gayret isteyen bir meslekti. Şimdi de hemen öğrenmek istiyorlar. Biraz sabır göstermiyor tabii ki öğrenciler. Bizim bu mesleğimiz nazik, narin ve nazlıdır. Çok sabır isteyen bir meslektir.

    Sayman Mithat Biçer; “Okulumuz dışarıdan gelen turistlere veya Bolu ilinden gelen insanımıza mükemmel bir mide ziyafeti vermesi açısından süper kalitede, süper bir okul. Akdeniz’de bir aşçının yetişmesi için ilk önce müracaat ettikleri yer Bolu ili oluyor. Eğitim seviyemiz çok iyi. Öğrencilerimiz her gittikleri yerde iş bulabiliyorlar. Kendi klaslarını konuşturabiliyorlar. Bolu Otelcilik mezunuyum demesi, bizleri de burada mutlu ediyor.

    12.Sınıf Öğrencisi Cansu Güneç; “Burası bir aile gibi, sanki burası bir iş yeri değil de ailem gibi bir ortam. Okula ilk geldiğimde kendimi çok tedirgin hissettim. Ben bu mesleği yapabilecek miyim, yapamayacak mıyım? diye. Kısmen kendi, kısmen de aile isteğiyle seçmiştim. Okula başladıktan sonra baktım yemek dersleri de olunca iyi bir şey, hatta eğlenceli. Yemek yapıp, yiyorsun, bu güzel yani.

    11.Sınıf Öğrencisi Tunahan Ayhan; “İlk geldiğimde buraya pek istemiyordum, alışamamıştım. Sonradan hocalarla, şeflerle, ustalarla tanıştık ve ortama alışarak sevmeye başladım. Normalde hedefimde aşçılık yoktu ama şimdi aşçı olmayı istiyorum. Projelerde yer almak istiyorum. Yurt dışında çalışmaya daha sıcak bakıyorum. Yurtdışında da hedefim kendi ülkemi, ülkemdeki tatları, Bolu mutfağımızı tanıtmak. Kendi ülkeme faydalı olmak istiyorum. Bu yönle de bir turizm elçisi olmak istiyorum.

    11.Sınıf Öğrencisi Eren Öztürk; “İlk başlarda burayı bilmediğimden, istemeyerek geldim. Ama şimdi okulumuzu çok seviyorum. Konaklama bölümünde devam etmek istiyorum. Otel müdürü, işletmeci olmak istiyorum. Yemek yapmayı merak etmedim. Okulumuzun oteline gelenler memnun olduklarını belirtiyorlar. Tekrar yine gelmek istiyoruz diyorlar.

    Bolu İzzet Baysal Abant Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ve Turizm Uygulama Oteli müdürü, müdür yardımcıları, ustalar, çalışanlar ve öğrencilere bu değerli bilgileri benimle paylaştıkları için teşekkürlerimi sunuyorum.

    Sevgi ve saygılarımla…

    Fatma Marmara

     

     

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!
    Yorum yazın
    Yorum yazabilmek için üye girişi yapmalısınız. GİRİŞ YAP
    • İmlası çok bozuk, büyük harfle yazılan,
    • Habere değil yorumculara yönelik,
    • Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
    • Çok kısa ve konuyu zenginleştirmeyen yorumlar
    • KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
    • Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.
    Yazarin diğer yazıları
    Bolu'nun Rwitter Günlüğü
    Tüm Twitter Günlüğünü göster

    Sizden Gelenler
    Site içi arama
    Cumhuriyet Caddesi İnci İş Merkezi No:32   Tel: 0 374 217 82 85   Faks: 0 374 217 82 95
    0.74856090545654