2 YILIN ARDINDAN…

    Bulut Altundal

    Bulut Altundal
    13 Mart 2018

     

    2 yıl önce bugün başladım, köşe yazarlığına. Ve ilk gün olduğu gibi bugün de Abant İzzet Baysal Üniversitesi öğrencisi olan kardeşlerimi savunmaya devam ediyorum. Bugüne kadar yazdığım yazılardan 3 veya 4’ü dışında hepsi öğrencileri doğrudan ilgilendiren konularda, öğrencilerin sesini duyurmak ve sorunlarını yansıtmak için yazdığım yazılar.

    Durmayacağım, susmayacağım ve elbette Hakk’ın huzuruna çıkana kadar boyun eğmeyeceğim. Ne yazık ki uysallığa alıştırılmış bir toplum var karşımda. Bu yüzden yazdığım eleştiri ve savunma yazılarını ilgilendiren kişiler/kurumlar yediremiyor. Kim bu Bulut? Bana kimse sormuyor bu soruyu. Sürekli beni tanıdığını düşündükleri veya basın sektöründe çalışanlara soruyorlarmış. İlginç. Bana sorsalar anlatırdım derdimi, kendimi… Mesela hiçbir dernek, vakıf, STK veya siyasi partiye üye değilim çok şükür. Üye olmadığım gibi dost ortamlarımda hepsine söyleyecek bir laf buluyorum eleştiri mahiyetinde. Önemli olan da bu değil mi? Ben kimin, neye, nasıl, neden bağlı olduğunu değil, ama bu saydıklarımı yaparken düşünceleriyle bağdaşmayan hal ve hareketlerde bulunmalarını eleştiriyorum hep. Benim için de doğru olan, doğru bildiğim budur. Ve doğru bulduğum bu yolda yürümeye devam edeceğim, kim ne derse desin!

    Birazcık sosyal olduğum için Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nde birçok öğrenci topluluğu ile görüşme imkanım oldu. Bunların bir kısmı Bolu’da bulunan partilerin veya derneklerin öğrenci yapılanması açıkçası. Bu nedenle dolaylı olarak siyasi ve toplumsal grupların da fikirlerini görme, öğrenme fırsatı buldum. Açıkçası gördüm ki neden bilmiyorum “farklı bir bakışın”, “karşıt görüşün” ne olduğunu çok çözümleyememişler. Yani kısacası kendi yollarında adım adım yürürken “başka yol var mı?” veya “başka adım atanlar var mı?” sorularını sormamışlar pek kendilerine. Evet herkesin kendi düşünceleri vardır, olmalıdır da, ama kırmızı çizgileri aşmadığı sürece neden başka düşüncelere insan kendini kapatır anlamak mümkün değil.

    Neyse ne diyorduk? Öğrencilerin sesi olmak… Aslında köşe yazarlığına başlayarak büyük bir açığı kapattım kendi düşünceme göre. Nasıl diyecek olursanız şöyle anlatayım: Malum ilimizde yayın yapan birçok haber sitesi ve gazete mevcut. Ancak bu siteler ve gazetelerde dikkat ederseniz bir öğrenci olarak ve/veya bir köşe yazarı olarak üniversiteli öğrencilerin yaşadıkları sorunları dile getiren, onların sesi olmaya çalışan kimse yok. Somut sıkıntılar dışında AİBÜ öğrencilerinin sorunlarına yönelik de pek haber bulamazsınız zaten. İşte tam burada devreye giriyorum. Öğrencilerin yaşadıkları sorunlar için önce kendim kurup yönettiğim geniş kitlelere hitap eden sosyal medya platformlarında gündem oluşturup daha sonra da yazdığım yazılarla destekliyorum.

    Peki ya ne kadar başarılı oluyor yazılar? Açık konuşmak gerekirse yazılarımda ağır eleştiri yaptığım için mi bilmem, ilgili kişi ve kurumları harekete geçiremiyorum pek. Sağolsunlar zahmet edip arayıp da “Yazınızı okuduk, şunu yapacağız” da demiyorlar. Demesinler, yazarken biliyorum zaten bir karşılık alamayacağımı. Peki ya neden yazıyorum? Yazıyorum, çünkü hiçbir kurumun, işletmenin veya kişinin Abant İzzet Baysal Üniversitesi öğrencilerine karşı yapacağı yanlışın duyulmayacağını düşünmemesini istiyorum. Yazıyorum, çünkü en azından “Bakın, böyle bir sorun var. Buna kulak tıkamayın” deyip kısa vadede değil belki, ama uzun vadede bir etki yaratma düşüncesindeyim. Peki 2 yıl oldu, etki gördün mü? Görmem mi… Yazılarıma veya sosyal medya platformlarında yaptığım paylaşımlara çıkıp iki kelam cevap veremeyenlerin, yanında çalışan memurlar veya kişiler beni görünce öcü görmüşe dönüyor. Kimisi bazı toplantı veya ortamlarda sessizce yanıma sokulup “Yazınızı okudum, şöyle de böyle” diye dertleniyor, kimisi de “Yazdıklarında sonuna kadar haklısın ama…” diye başlayıveriyor sözlerine. Ha kimisi de yazdıklarımı yanlış veya eksik bulup doğrusunu ve eksiğini anlatmak üzere beni görüşmeye davet ediyor saygı çerçevesinde. Sağolsunlar.

    Ağır eleştiri diyorsun, hiç tehdit eden olmadı mı? Olmaz mı… Hem köşe yazılarımda yer verdiğim konular hem de sahip olduğum sosyal medya platformlarında yaptığım paylaşımlar nedeniyle doğrudan veya dolaylı olarak, önemsiz diyebileceğim imalı sözlerle karşı karşıya kaldım defalarca. Buna tehdit desem, söyleyenler adam değil ki; tehdit demesem, bugün bir şey olmaz dediğim yarın sorun çıkartır mı çıkartır… Neyse. Her şeye rağmen bu “imalı sözlere” her zaman “HODRİ MEYDAN” karşılığını verdim ve vermeye devam edeceğim. Çünkü, bana bunu söyleyenler ve bağlı bulundukları yerler ve/veya kişilerle alakalı gerekli bilgilerim; bunlarla alakalı yanlış paylaşımların, hatalı hareketlerin kaydı var. Olası bir somut durumda bunlarla karşılık veririm doğal olarak, zerre acımam da!

    Susacak mıyım peki? Asla! Çünkü bugün öğrenci kardeşlerimin yaşadığı sorunlara kulak kabartmazsam, yarın benzer veya farklı sorunlarla ben karşılaşırsam kimden, neden yardım isteyebileceğim ki? Bu iki yüzlülük olmaz mı? “Bugün sana, yarın bana” diyorum o yüzden her zaman.  Kimisi tetikçi kalem diyordur eminim. Ah be yavrum, at şu gözündeki at gözlüğünü. Çık, dolaş, bir bak etrafına… Yazdıklarımı görüp yaşamazsan ötmeye başla! Yazdığım veya savunduğum konular için ben talip oluyorum. Kimsenin önerisine veya yönlendirmesine ihtiyacım yok ki. Ben de bir AİBÜ öğrencisiyim, ben de Bolu’da yaşayan ve gelecekte de yaşamayı isteyen bir vatandaşım. Görüyorum, yaşıyorum, duyuyorum, anlıyorum ve yazıyorum. Bu kadar, fazlası yok, eksiği yok.

    Son olarak yorumcuları da unutmayayım. Saçma sapan yorumları evet yine aldırmayacağım, eleştiriye açık biri de değilim. Neden değilim? Çünkü ben ilk yazmaya başladığımda beni eleştirenleri, bana karşı gelenleri bir şey biliyor sanıyor ve dinliyordum. Ancak bir zaman sonra gördüm ki beni eleştirenler ve bana karşı çıkanlar benden daha fazla bilgiye sahip olmadığı gibi benden daha az bilgiye ve tecrübeye sahip. O yüzden kimsenin karşıtlığına kulak asmıyorum. Doğru bildiğim yolda, yalnız da kalsam, yol dikenlerle dolu da olsa yürümeye devam edeceğim. Selametle.

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!
    Yorum yazın
    Yorum yazabilmek için üye girişi yapmalısınız. GİRİŞ YAP
    • İmlası çok bozuk, büyük harfle yazılan,
    • Habere değil yorumculara yönelik,
    • Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
    • Çok kısa ve konuyu zenginleştirmeyen yorumlar
    • KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
    • Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.
    Yazarin diğer yazıları
    Bolu'nun Rwitter Günlüğü
    Tüm Twitter Günlüğünü göster

    Sizden Gelenler
    Site içi arama
    Cumhuriyet Caddesi İnci İş Merkezi No:32   Tel: 0 374 217 82 85   Faks: 0 374 217 82 95
    0.31560802459717